Makro Felsefe

Makro FelsefeArtık içinde bulunduğumuz sosyo-ekonomik şartlardan mıdır, havalardan mı yoksa gezegenlerin konumundan mı bilinmez (şu Merkür de hep geri gidiyor zaten) şu aralar herkes biraz agresif… Çoğu kişide bir boş vermişlik ve umursamazlık mevcut. İnsanlar bilmeden-istemeden, bazense isteyerek ve çekinmeden birbirlerini kırıp incitiyor. Benim oldum olası en çok yakındığım konu olan ötekeleştirmeyi de had safhaya çıkartmış durumdayız.

“İnsan ayıpladığını yaşamadan ölmezmiş!”, bu sözü son zamanlarda çok düşünür oldum. Okumaya devam et “Makro Felsefe”

Hayatın Özü

Hayatın ÖzüSevgi, nedir sevgi? Sevgi bence her şey demektir. Hayatın özüdür, hayata bağlayandır. İnsanı yüksek özverilere götüren yüce bir duygudur.

Sevgiyi sormuşlar uçan kuşa, koşan ata
Sevgiyi sormuşlar ağlayan çocuğa, yaşlı adama
Sevgiyi sormuşlar akan ırmağa, parıldayan yıldıza
Aldıkları cevap pek de farklı değilmiş.

Sevgi öylesine güzel ve engindir ki kelimelerle anlatılamaz, ancak hissetmek mümkündür onu. Annesinin bebeğine dokunuşunda, bir çocuğun gülümsemesinde, bir sevgilinin bakışlarında ararsanız bulursunuz sevginin en tatlısını…

Okumaya devam et “Hayatın Özü”

Masalsı Çelişkiler

Masalsı ÇelişkilerGünlerden bir gün, pire berber iken deve tellal iken diye başlarmış eski masallar. Ülkenin birisinde diye devam edermiş. Ezilenlerin gün gelir devran döner hesabı mutlu sona eriştikleri masallar anlatılırmış hep.

Masallarla büyüdük biz, sonra da gerçek dünyaya uyum sağlamamız istendi. Önce hayal kurmayı öğrendik ardından hayallerimizi öldürmeyi. Şarkılar, filmler, diziler arabesk kültürünü sundu. Bilinçli ya da bilinçsizce ince ince içimize işledi. Batsın bu dünya dedik, kavuşamayan aşıkların hazin öykülerinde bulduk kendimizi.

Okumaya devam et “Masalsı Çelişkiler”