Simyacı ve Mevlana

Simyacı ve MevlanaPaulo Coelho’nun Simyacı adlı kitabında önemli bir mesaj vardır. Bu mesaj en büyük hazinenin bazen içinizde bazen yanıbaşınızda olduğudur. Yurdundan kalkıpta Mısır Piramitleri’nin eteklerine kadar amansız bir yolculuk yaparak kendine söylenen bir hazineyi arayan Endülüslü çobana Simyacı’nın dediği gibi “yolculuk bir öğrenme yöntemidir, bilmemiz gerekenler bize öğretilir.”

Okumaya devam et “Simyacı ve Mevlana”

İnsan Kendi Yükünün Eşkıyası, Ruhunun da Soyguncusu Olabilir mi?

İnsan Kendi Yükünün Eşkıyası, Ruhunun da Soyguncusu Olabilir mi?Yazacağım bu yazı aslında hepimizin çok iyi bildiği ve yaşadığımız şu hayatın içinde var olan, çevremizde her an cereyan eden tüm insanlığı ilgilendiren ve temelin özü olan tamah veya kanaatsizlik ile ilgilidir. Hz. Mevlana’nın Mesnevi’de söylediği bu inanılmaz söz, inanın bir beşerin bir konuyu bu kadar dikkatimizi çekecek bir şekilde dile getirmesi çok zordur. Hz. Mevlana bir konuyu anlatırken o konu hakkındaki çok çarpıcı bir söz, bir misal veya hikaye ile tüm insanlığın dikkatini çekmesini sağlıyor ve ne kadar mükemmel ifade ile bizlere sunuyor.

Okumaya devam et “İnsan Kendi Yükünün Eşkıyası, Ruhunun da Soyguncusu Olabilir mi?”

Bahar Çiçekleri

Bahar ÇiçekleriTarihsel bir süreçte toplumların hayatlarını incelediğimizde görüyoruz ki, herhangi bir toplumda tasavvufi bir hayat anlayışı veya batılı toplumların hümanizm dediği insana verilen değer ölçüsü ön planda tutuluyorsa, o toplumlar daima yükselmiş, kişileri mutlu, huzurlu ve sevgi dolu insanlar olarak; hep hoşgörülü, saygılı, tevazu ve erdemlik hasletleri onları kuşatmıştır. Özellikle ahlak ve edep (kişinin manen yükselmesi) o toplumu hep üst seviyelere çıkarmıştır. Bu anlayış kişinin kendi yaradılışını tanıması yüce yaradanın bu mükemmeliyetinin meydana çıkmasında önemli bir etken oluşu, hayranlık ve aşk duygusunun aslında insana yansıması ve gönül aynasının tüm paslardan ve kirlerden arınmış olması o insanı gerçek olarak üstün kılar.

Okumaya devam et “Bahar Çiçekleri”