Beden ve Ruhun Balansı

Beden ve Ruhun BalansıRuh ile beden senkronize olmalı ki hayat yaşanabilir olsun. Ruh ritim tutarsa beden uyum sağlar, detone ve sirtone olmaz. Aklın ve ruhun uyumu ile bu dünyanın -Mevlana’nın söylediği gibi- aşk evinde misafir oluyoruz.

Her iki cihet hep bir çekişme hep bir gerilim ve daima mücadele halinde bitmeyen kavgalarını sürdürüyorlar. Karar merci bizim hayatımıza yön veriyor. Dış unsurlar, çevremiz bir baskı yaratıyor. Kişilik işte bu eylem sonrası oturuyor.

Okumaya devam et “Beden ve Ruhun Balansı”

“Beden Ölür ama Ruh Ölmez!” mi Acaba?

Beden Ölür ama Ruh Ölmez! mi Acaba?“Bedenin ölmesi ruhun da ölmesi anlamına geliyor mu, ölüm, bir tür mutlak bitiş mi?” sorusuna yanıt arayalım…

Bir istatistik oluşturmak için bu soruyu dünyadaki tüm yetişkinlere sorsaydım, sanıyorum bir çeyreği “evet”, üç çeyreği “hayır” yanıtını verirdi… Okumaya devam et ““Beden Ölür ama Ruh Ölmez!” mi Acaba?”

Ruhuna Dokun

Ruhuna Dokunİçinde bulunduğumuz hayat şartlarının yoğunluğuna kapılıp aksattığımız kendimiz, en çok bize biz dokunamıyoruz, sevemiyoruz, vakit ayıramıyoruz.

Her türlü mükemmeliyetçiliğe bürünmüş benliğimiz, ona ördüğümüz zırh içinde çoktan tozlanmadı mı dersiniz? Hangi ruh hapsedildiği camdan fanusu sahiplenip onun şeklini alabilir ya da o şekli alabildikten sonra hala tutkulu bir ruh olarak kalabilir? Okumaya devam et “Ruhuna Dokun”