Ruh ile beden senkronize olmalı ki hayat yaşanabilir olsun. Ruh ritim tutarsa beden uyum sağlar, detone ve sirtone olmaz. Aklın ve ruhun uyumu ile bu dünyanın -Mevlana’nın söylediği gibi- aşk evinde misafir oluyoruz.
Her iki cihet hep bir çekişme hep bir gerilim ve daima mücadele halinde bitmeyen kavgalarını sürdürüyorlar. Karar merci bizim hayatımıza yön veriyor. Dış unsurlar, çevremiz bir baskı yaratıyor. Kişilik işte bu eylem sonrası oturuyor.
“Bedenin ölmesi ruhun da ölmesi anlamına geliyor mu, ölüm, bir tür mutlak bitiş mi?” sorusuna yanıt arayalım…